Göz kapağı düşüklüğü, üst kapağın normal konumundan daha aşağıda yer alması durumudur. Bazı kişilerde yalnızca estetik bir sorun yaratırken, bazı hastalarda görme alanını daraltacak kadar belirgin olabilir.
Doğuştan (konjenital) görülebileceği gibi yaşla birlikte de ortaya çıkabilir. Yaş ilerledikçe kapağı yukarıda tutan levator kasının gücü azalabilir ya da kasın bağlı olduğu dokular gevşeyebilir. Bunun dışında yaşlanmaya bağlı cilt fazlalığına bağlı oluşan yalancı düşüklük de görülebilir.
Göz çevresi, yüz ifadesini en çok etkileyen alanlardan biridir. Yorgun, üzgün ya da olduğundan daha yaşlı bir görünümün arkasında çoğu zaman kapak problemleri yer alır. En sık karşılaşılan iki durum; kapağın aşağı doğru sarkması ve kapakta oluşan şişliklerdir. Bu yazıda her iki sorunu sade ve anlaşılır bir dille ele alacak, hangi durumlarda tedavi gerektiğini açıklayacağım.
Gerçek göz kapağı düşüklüğü kas zayıflığına bağlı gelişirken, yalancı düşüklük genellikle cilt fazlalığından kaynaklanır. Muayene sırasında kas gücü, kapak seviyesi ve cilt yapısı birlikte değerlendirilir.
Örneğin 45 yaşındaki bir hastada akşam saatlerinde kapağın daha fazla kapandığı ve makyaj yaparken zorlanma şikâyeti olabilir. Eğer düşüklük görme alanını etkiliyorsa, planlanacak cerrahi hem fonksiyonel hem estetik fayda sağlar.
Hastaların sık sorduğu sorulardan biri kapakta şişliğin neden geliştiğidir. Göz kapağı dokusu oldukça ince ve hassastır; bu nedenle birçok faktörden etkilenebilir.
Alerjiler
Uykusuzluk
Aşırı tuz tüketimi
Enfeksiyonlar
Travma (çarpma vb.)
Sabah belirgin olup gün içinde azalan şişlikler genellikle ödem kaynaklıdır.
Arpacık (kirpik dibi enfeksiyonu) ya da blefarit (kapak kenarı iltihabı) durumlarında şişlik; ağrı, kızarıklık ve hassasiyet ile birlikte görülür.
Bazen şişlik olarak düşünülen durum, yaşlanmaya bağlı yağ dokusunun öne doğru fıtıklaşmasıdır. Bu tablo çoğu zaman estetik değerlendirme gerektirir.
Ani başlayan, tek taraflı ve ağrılı şişlikler mutlaka değerlendirilmelidir. Özellikle görme bulanıklığı, çift görme veya şiddetli ağrı eşlik ediyorsa gecikmeden doktora başvurulmalıdır.
Kronik ve tekrarlayan durumlarda sistemik hastalıklar (örneğin tiroit bozuklukları) araştırılabilir.
Genel bir kural olarak; şişlik 3–4 gün içinde gerilemiyorsa ya da giderek artıyorsa muayene önerilir.
Göz kapağı düşüklüğü kapak pozisyonuyla ilgilidir; şişlik ise hacim artışı ile. Sabah ödemli görünen bir kapak genellikle geçicidir. Ancak kapak sürekli göz bebeğinin üzerine sarkıyorsa burada kalıcı bir düşüklük söz konusu olabilir.
Bazı hastalarda hem kas zayıflığı hem de cilt fazlalığı birlikte bulunabilir. Özellikle yaşlanma sürecinde bu iki durum sıklıkla bir arada görülür.
Tedavi gerekliliği şikâyetin derecesine göre belirlenir.
Eğer göz kapağı düşüklüğü görme alanını etkiliyorsa ya da kişi sürekli kaşlarını kaldırarak görmek zorunda kalıyorsa cerrahi planlanabilir. Bazen yalnızca yorgun ifade, makyajın görünmemesi ya da estetik kaygılar da ameliyat sebebi olabilir.
Ameliyat genellikle lokal anestezi altında yapılır ve hasta aynı gün taburcu edilir.
Alerjik durumlarda antihistaminikler
Enfeksiyonlarda uygun damlalar
Ödem durumunda tuz kısıtlaması ve soğuk kompres
Yağ fıtıklaşmasına bağlı kalıcı şişliklerde cerrahi seçenekler değerlendirilebilir.
Her hasta aynı değildir. Muayenede kapak pozisyonu, kas gücü, cilt fazlalığı ve kaş seviyesi birlikte değerlendirilir. Bazen sorun yalnızca kapakta değil, kaş düşüklüğünde olabilir.
Yaşlanma yukarıdan aşağı ilerlediği için, birçok hastada göz kapağı düşüklüğü ile birlikte kaş düşüklüğü de görülebilir. Bu nedenle tedavi planı kişiye özel yapılmalıdır.
İnternetten edinilen bilgiler yol gösterici olabilir; ancak ameliyat kararı mutlaka yüz yüze muayene ile verilmelidir.
Göz kapağı düşüklüğü, estetik ve fonksiyonel sorunlara yol açabilen önemli bir durumdur. Kapakta oluşan şişlikler ise çoğu zaman geçici olsa da bazı durumlarda tıbbi müdahale gerektirebilir.
Şikâyetin süresi, şiddeti ve eşlik eden belirtiler doğru tedavi planı için belirleyicidir. Erken ve doğru değerlendirme ile hem görme kalitesi hem de daha dinç bir ifade elde etmek mümkündür.
Sağlıklı bir göz çevresi yalnızca estetik değil, yaşam konforu açısından da önemlidir. Şikâyetleriniz varsa uzman değerlendirmesi en doğru adım olacaktır.